DİŞ HEKİMLİĞİNDE GİZEMLİ BİR TEDAVİ; KÖK KANAL TEDAVİSİ

Diş Hekiminin başlıca amacı diş ağrısını ortadan kaldırarak dişlerin ağızda fonksiyonlarını sürdürecek şekilde korunmasını sağlamaktır.

DİŞ AĞRISI

Dişte çürük oluşumu başladığı zaman diş sert dokularında (mine-dentin) bozulmalar başlar. Bu çürük tedavi edilmediğinde, çürük oluşturan bakteriler zamanla dişin içindeki damar ve sinirlerden oluşan pulpaya yani canlı dokuya yaklaşarak, pulpayı etkiler. Bu safhada dişlerde sıcakta ve soğukta hassasiyet veya özellikle gece kendini gösteren ağrılar görülmeye başlar. Bu durum dişte kök kanal enfeksiyonunun başladığını gösterir ve özellikle gece baş ve boyun bölgesindeki tansiyon (damar basıncı) yükseldiği için diş ve çevresinde dayanılmaz bir ağrı oluşur. Nabız atması, zonklama gibi tarif edilen bu ağrı bizi uykumuzdan bile uyandırabilir. Yüzde şişlikler ve kızarıklıklara neden olabilir. Ağrılı dişlerin çevresinde kan damarlarında ki enflamatuvar yanıtdan dolayı görülen ödemli ve kızarık bölgelerde dolaşım bozukluğu vardır. Aynı zamanda ağrılı durum bizleri psikolojik olarak da kötü etkiler. Günlük aktivitelere ve işimize odaklanmamıza engel olur. Bu durumun çözümü ise dişe kök kanal tedavisi yapılmasıdır. Kök kanal tedavisi yapılmadığı takdirde bakterilerin salgıladığı asitler pulpanın ölümüne sebep olur ve açığa çıkan toksinler kök ucundan dışarı sızarak kemik içerisinde apse oluştururlar. Çene kemiğinde ki apse yani iltihap dokusu dişin destek dokularının kaybına sebebiyet verebilir. Yüzde şişlik ve ileri dönemlerde ağız dışında da (extra oral)  fistüller görülebilir. Bu durumda tedavi edilebilecek bir dişin kaybı, doldurulması zor bir boşluk oluşturmaktadır. Diş Hekimliğinde kullanılan yöntem ve materyallere ilişkin gelişmeler diş ağrılarının ve kayıplarının önlenmesine büyük ölçüde katkı sağlamaktadır.

KÖK KANAL TEDAVİSİ

Kanal tedavisi dişin çekilmesini önlemek için yapılan ve dişe son şansını veren bir tedavidir. Uygun şartlarda yapılan bir kanal tedavisi sonucunda diş ömür boyu ağızda fonksiyon görebilir. Günümüzde kanal tedavilerinin başarı oranı % 90 -95 civarındadır ve kanal tedavisi diş çekimi, köprü ya da implant gibi alternatiflere göre daha az maliyetli ve doğal dişinizi koruyan bir yöntemdir. Ancak kanal tedavisi yapılan dişler doğal dişlerden daha kırılgan olabilir.

Kök kanal tedavisi, dişin hasar görmüş bölümünün (pulpa) çıkarılması, temizlenmesi, dezenfekte edilmesi ve tekrar doldurularak kapatılmasını içerir. Daha sonra dişin üst kısmına madde kaybına göre dolgu porselen kron, inley gibi restorasyonlar yapılır ve dişin estetik ve fonksiyonel olarak devamlılığı sağlanır.

Birçok insan kanal tedavisinin ağrılı bir tedavi olmasından dolayı endişe duyar. Günümüzde gelişmiş anestezi seçenekleri ve  diş hekimliğinde  kullanılan yöntem ve materyallerdeki teknoloji sayesinde ağrısız, konforlu tedavi yapılabilmekte  ve diş kayıplarının önüne geçilebilmektedir.

Kanal tedavisinin başarısız olduğu ve enfeksiyonun tekrar ettiği durumlarda kanal tedavisi yeniden yapılabilen bir tedavidir. Bazı vakalarda kanal tedavisi apikal rezeksiyon denilen kök ucu cerrahisi ile birlikte yapılabilir.

Ancak tedavi görmüş dişler tekrar çürüyebilir. Bu nedenle özenli diş ve ağız bakımı ve diş hekimini düzenli ziyaret etmek gelecekte ortaya çıkabilecek sorunları önlemek için önemlidir.

KANAL TEDAVİSİ GEREKTİREN DURUMLAR

  • Dişte çürük nedeniyle kendiliğinden başlayan ağrı,
  • Geceleri artan, uykudan uyandıran ve ağrı kesicilerle geçmeyen ağrı
  • Soğuk, sıcak veya dişe temas gibi bir dış etkenle tetiklenen ağrının uzun süre devam etmesi,
  • Dişin etrafında, diş etinde ve/veya ilgili lenf bezlerinde görülen şişlik,
  • Dişte kronik enfeksiyon sonucu oluşan fistül veya dişte renkleşme.
  • Dişe gelen travma nedeniyle kırık veya enfeksiyon,
  • Protetik nedenler,
  • İleri diş eti hastalıkları.

KANAL TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?

Kanal tedavisi teknolojideki gelişmelere ve yöntemlere rağmen  titiz çalışmayı gerektiren bazı vakalarda uzun sürebilen bir işlemdir.

– İlk aşamada ağrı duyulmaması için dişe anestezi yapılır.

– Daha sonra çürüyen diş temizlenir ve doğru bir giriş yolu açılarak iltihaplı pulpa (sinir) çıkarılır. Kök kanalında bulunan tüm sinir ve doku artıkları temizlenir.

– Kök kanallarının boyları ölçülerek ucuna kadar kök kanalları şekillendirilir ve uygun solüsyonlarla kanal irrigasyonu (yıkama) yapılır.

– Eğer çok seanslı bir kanal tedavisi ise kanallara uygun ilaçlar konularak seanslar arası pansuman ve kontroller yapılarak diş geçici dolgu ile kapatılır.

– İyileşmeden sonra kanallar özel doku dostu kanal dolgu maddeleri ile kök ucuna kadar doldurulur ve iyi bir tıkama sağlanır.

 

Kanal Tedavisi Nasıl Yapılır?

 

KANAL TEDAVİSİ SIRASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Kanal tedavisi seansları arasında  sert besinler çiğnemekten kaçınmak gerekir. Kanal tedavisi işlemine başlandığında dişler canlılığını yitirdiği için esnekliği azalır ve basma ve çiğneme kuvvetlerine karşı daha hassas hale gelirler ve kırılabilirler.

Seans aralarında nadir de olsa ağrı şikâyeti ve şişlik olabilir. Bunlar mikroorganizmaların meydana getirdiği  bir reaksiyondur ve  pansuman yapmayı ve hekim gerekli görürse ilaç kullanmayı gerektirir. Kaygılanacak bir durum söz konusu değildir.

KANAL TEDAVİSİ SONRASI

Kök kanal tedavisi tamamlandıktan sonra dişin restorasyonuna dişte ki madde kaybına göre karar verilir eğer fazla madde kaybı yoksa normal dolgu yapmak yeterli olabilir, fazla madde kaybı varsa kalan diş duvarlarını destekleyecek, onların ilerde kırılmasını engelleyecek şekilde porselen dolgu (inley) veya kaplama yapılır. Eğer yeterli diş duvarı yoksa kök  kanal içerisine bir post yapılıp  kök kanalından destek alınır ve üzerine kaplama yapılır.

                             Dr. Dt. Seda Arslan

                          Kanal Tedavisi Uzmanı

                                       Ankara

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir