Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15 °C
Sisli

Kardeş kıskançlığı nedir? Nedenleri nelerdir?

04.05.2021
A+
A-
Kardeş kıskançlığı nedir? Nedenleri nelerdir?

Toplumun büyük çoğunluğunda çoklu çocuk yapısının bulunması kardeşlik ilişkisinin önemli rol oynamasını sağlar. Kardeşlik bağı ebeveynlik, eş gibi en uzun süreli ilişkilerin başında gelir. Bu ilişki bireyde samimiyet kurma, candan olma ve hayat boyu süren sosyal destek sağlama gibi insan ilişkilerinin gelişmesinde önemli rol oynar. Kardeşlik ilişkisini etkileyen en önemli faktörlerden biri de ebeveyn tutumudur. Ebeveynler doğum öncesinden başlayan bu bağı olumlu yönde etkileyebileceği gibi olumsuz davranış ve tutumlarıyla rekabet, kıskançlık gibi durumlara yol açabilirler.

Kardeşlik ilişkisi sayesinde çocuk kişiliğini oluşturur, kendisini ve çevresini daha iyi tanır. Kardeşler birbirlerinin oyun arkadaşı, öğretmeni, rol modeli, kimi zaman da bakımlarını üstelen ebeveynleri gibi davranırlar. Bazense sevgi ve ilgi için birbirlerinin rakibi gibi davranırlar. Kıskançlığa atfedilen anlam her ne kadar kötü olsa da insanlar arasında oluğu gibi kardeşler arasında da kıskançlığın belirli bir düzeyde olması normal karşılanmalıdır.

Aileye yeni gelen çocuk ebeveyne daha fazla sorumluluk yüklemekte ve ihtiyaçlarının karşılanması için ek mesai harcatabilirken büyük çocuk belki de ilk kez kıskançlık, paylaşamama gibi duyguları deneyimleyebilir. Çocuk tahtı sallanmış, güvensiz, ilgisiz ve kendisini ailesinin gözünde yetersizmiş gibi görebilir.

İkizlerde Durum Nasıl?

Bu duygular büyük, küçük, ortanca öz-üvey gibi farklar gözetmemektedir. Çocuklar sevdiği, paylaşamadığı insanları kıskanabilirler. İkizlerde de durum pek farklı değildir. İkizlerin bağı daha anne karnındayken oluşur ve o zamandan bakım gibi ihtiyaçları için rekabet içerisinde olabilirler. Aileler tek bir bireymiş gibi tutumlar sergileyebilirler oysa genetik açıdan aynı olan tek yumurta ikizleri bile ayrı kişilik özellikleri geliştirirler. Benlik gelişimleri içinde bu hususlar dikkate alınmalıdır. Aileler bu gibi özellikleri göz ardı ettiklerinde ve aksi tutum sergilediklerinde ikizler arasında kendini kıyaslama, biri kendini diğerinin gerisinde tutabilir ve bu hayat boyu devam edebilir. Yapıştırılan o/ondan çalışkan/şımarık gibi etiketleri pekiştirebilir. Yani bireyselleşme önündeki ilk adım her bireyin farklılıklarını kabul etmek olacaktır. İkizler en çok fiziksel gelişim, başarı ve kendini kanıtlama konusunda yarış halindedir bunun en önemli sebebi ise kıyaslanmalıdır. İkizlere aynı/ tek tip kıyafetler giydirilmesi tüm faaliyetlere birlikte katılmaları ayrılmaz bireylermiş gibi davranılması bu bağı olumsuz geliştirebilirken biri diğerini fazla içselleştirebilir, sorumluluklarını üstlenebilir aynı zamanda ayrılmaz ikizler, üçüzler… doğurabilir ve başkalarıyla sosyalleşmelerini de olumsuz etkileyebilir. İkizler ebeveynlerin orantısız ilgisine karşılık anneye daha çok tepki gösterirken aralarında yaş farkı bulunan kardeşler birbirlerine daha fazla suç atmakta ve kızdırmaktadır. Her ortama birlikte girmeleri, tek tip giydirilmeleri, aynı sınıfta ve hatta aynı sırada oturmaları zorunlulukmuş gibi davranılması yalnızca pedagojik değil psikososyal ve kişilik gelişimlerini de olumsuz etkilemektedir.

Sonuç

Bu araştırma sonucuna göre kardeş bu sürece önceden hazırlanmalı, gebelik sürecinde büyük çocuğun bakımı kısmen herhangi bir aile büyüğüne veya bakıcıya verilebilir  bu annenin bebekle meşgul olduğu sırada çocukta ilgisizlik ve ihmale uğruyormuş hissini bir nebze azaltabilir. Kardeşi kıskanmaması için bazı girişimlerde bulunmak örneğin: küçük çocuğa atmak, ( pis o, kendi bile yiyemiyor) onun bebek olduğunu söylemek  gibi bu çocukta şöyle bir algı uyandırabilmekte: o ağlayarak her şeyi elde edebiliyor ben de ağlayayım, altımı bağlasınlar, memeden süt içeyim diyebilir. Regresyon davranışları göstermesine sebep olur en sık rastlanan geriye dönüşlerde bebeksi konuşmalar ve davranışlar bulunmakta: parmak emme veya tekrar mama demek gibi.

Öne çıkanlar

  • Aile tutumunun yalnızca kardeşlik ilişkisini değil kişilik gelişimini de etkilediği
  • İkiz çocukların farklı kişiliklere sahip oldukları unutulmamalı, bireyselleşmeleri konusunda destekleyici olunmalı
  • Her çocuğun biricik olduğu ve kıyaslanmaması gerektiği
  • Kardeşlik bağı: fiziksel, bilişsel ve sosyal gelişimi desteklemektedir
  • Ebeveynler her koşulda eşit davranamasalar da adil olmalıdırlar
  • Büyük, küçük (abilik- ablalık, kardeş) adı altında görevler vermek (-)
  • Ebeveynlerin çocukların kıskançlıklarını dile getirmeleri konusunda açık görüşlü olmaları gerekir
  • Tartışmalarda kardeşlerin arasına girmemek (çok şiddetli bir durum olmadıkça) aralarında iletişim dili geliştirmelerini sağlar
  • Zamanında kendisine de aynı şekilde davranıldığı hatırlatılmalı (bebeklik fotoğrafları gösterilebilir)
  • Büyük çocuk bakıma, kardeşi ile ilgili olaylara dahil edilerek yakınlık sağlanmalı

Psk. Şilan Güler
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.