Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

Kendimizin kahramanı olalım…

Birkaç gündür düşünüyorum da bizler hep başkalarından bir şeyler bekliyoruz,başkalarını suçluyoruz.Kendimizde eksik gördüğümüz ne varsa;onun neye ihtiyacı olduğunu bilmeden,bencilce ısrarla sevdiklerimize bunu katmaya çalışıyoruz.Aslında iyilik yaptığımızı zannederken kendi inşa ettiğimiz hapishanede hem onları hem kendimizi mahkum konumuna sokuyoruz.Kısacık bir hayatta, kasıntı yaşamaya değer mi acaba?Hep gelecek planı yapıyoruz peki bugünümüzü yaşıyor muyuz !!!  Hergün yepyeni bir güne başlıyoruz,erken uyanıp camımızı açıp derin bir nefes alıp şöyle çevremize bakıp;denizin,ağaçların,kuşların yaratılan herşeyin güzelliğini farkediyor muyuz?Aynanın karşısına geçtiğimizde önce kendimize gülümseyebiliyor muyuz? Sağlığımız için şükredebiliyor muyuz?

Alışkanlıklarımız hayatımızı şekillendiriyor,alışkanlıklarımız çevremizi belirliyor,kendi hayatımıza kendi irademizle aldığımız herşey bizim hayata bakışımızı,duruşumuzu etkiliyor.Sigara kullanan insanlarla konuşursanız ne zaman nasıl başladın diye sorarsanız emin olun on kişiden dokuzu arkadaşlarım aracılığıyla ve muhtemelen ya üniversite ya da lise yıllarında başladığını ve hiç bırakamadığını söyleyecektir.”Ah şuan ki aklım olsa hiç başlar mıydım” gibi cümlelerle de sohbet sonlandırılır.Hep söylerim ve burda da yazıcam çevrenin sana kötü bir alışkanlık katmasına izin verme,sen onlara güzellik katmak için uğraş…Alkol kullanmıyorsan ısrarla ya da ortama ayak uydurmak için içme,illaki içtiğinle ayak uydurmazsın ki,sohbetinle ayak uydur.Sigarayı arkadaşına eşlik etmek için içme,iyi arkadaşsanız sen onun hatırı için içeçeğine,onu senin hatırın için içmemeye ikna et…Emin olun bağımlılıklar ”bir defadan bişey olmaz” cümlesiyle başlar ama bir bakarsınız hem sağlığınızdan olmuşsunuz hem de çevrenizdeki birçok insana kötü örnek…

Bildiğimiz gibi binlerce yol var bağımlılıklardan kurtulmak için psikoterapi,ilaçlar,nikotin bantları,sakızlar vs vs …Sohbet ettiğim hastalarımdan duyduklarıma göre inanarak söyleyebilirim ki bağımlılığı bitirmek sadece iradeyle alakalı diğer tıbbi yollar sadece işimizi kolaylaştırmak için birer yardımcı görevi görüyor.Zihnimizle başaramayacağımız ne olabilir ki,yapmak istiyorum dedikten sonra insanoğlu neyi yapamaz?

Birşeyi değiştirmek istiyorsak önce zihnimizden başlayalım ve her yeni güne ”Bugün daha mutlu olucam ” diye başlayalım,tek amacımız mutlu olmak olsun,kahvaltı sofrasını dilimizde tatlı bir şarkıyla hazırlayalım,gülerek oturalım soframıza ve gülerek ayrılalım evimizden ”aman zaten akşama görücem” diye kalkmayalım da tatlı niyetine öpücük yağmuruna tutalım sevdiklerimizi ve ”Akşama görüşürüz sevgili evim” diyerek çıkalım evimizden,geldiğimizde yine aynı gülümsemeyle günümüzü bitirelim.Kötü olan herşeyden uzak durarak,doğanın tadını daha çok çıkararak,sosyal medya yerine sevdiklerimize daha çok zaman ayırarak,gelecek kaygısını bırakıp günü yaşayarak,aynada kendimize kusur aramak yerine,kendimize bakıp gülümsemeyi başararak,hergün daha da sağlıklı olucam diye kendimizi zihnimizi eğiterek yaşayalım.

Şu kötü niyet olayı varya ”ay işyerinde o bana bunu dedi,niyeti kötüydü,çekemiyor beni” veya akrabaların lafı sözü  vs vs  gibi şeyler…Ya bırakın bir kenara ne demişse demiş,nasıl bakmışsa bakmış niye önemli ki gül geç sen yoluna bak yolunda devam et,en güzel şey değil mi ?O güzelliklerle süslemen gereken zihnini insanların dedikodusuyla yaptıklarıyla kirletmene değer mi?Gülümsemeni kaybettirecek insanlara fırsat verme,hiç yokmuşlar gibi davran ve onlara verdiğin değeri sorgula çünkü  değer vermesen sadece insan evladı diye görürsen onun ne yaptığını önemsemezsin ki 🙂

Çocuğuna zaman ayır,ailene zaman ayır.Pahalı oyuncaklarla çocuğunu mutlu edeceğini düşünme,bunun için huzursuzluk çıkarma,”onun çocuğunun busu var,ah benim çocuğum mahrum  yetişiyor” gibi düşüncelerle çocuğunu da eşini de karanlık hapishanende tutsak etme,arzu ettiğin hediye pırlanta yüzük, pahalı bir saat değil de eşinin dilinden düşmeyen sevgi sözcükleri olsun,derdin maddiyat değil de maneviyat olsun bugün çocuğumla oyun oynadım mı düşün,evden çıkarken eşime sevdiğimi söyledim mi diye düşün ama çocuğa bunu alamadım bunu giyemedim deme.”AMA ÇEVREM” diyerek yaşama,sen çevrendekilere benzeme,sen çevreni kendine benzet,bilmediklerini sen öğret çünkü sen onlara benzersen;mutsuz olan bir kişi daha olur ama o sana benzerse mutlu bir ailede senin de katkın olur.

İş,güç,kaygılar,korkular yaşam devam ettikçe var olacak olan şeyler bunlar,mutlu olmayı başaranlarsa;onları en basit seviyede tutup zirveye sevdiklerini ve mutlu olmayı koyarak bunu amaç edinmiş olan,hani bakıp da ”hayat dolu ne tatlı insan” dediğimiz enerjisiyle bize enerji veren zoru başaran güler yüzlü insanlar…Dilerim hepimiz mutluluğun o güzel hissini yaşar ve gülmeyi alışkanlık,güzel düşünmeyi,mutlu olmayı bağımlılık haline getiririz… Kendi hayatımızın kahramanı olalım,şimdi şuanda bir defter alalım hatalarımızı yazalım ve ”Bir daha bu hataları yapmayacağım,mutluluğu hediye edeceğim kendime ve aileme” diyerek başlayalım yepyeni ve güzel bir güne…

Her günümüz bir öncekinden daha mutlu olsun…    🙂

Dr.Öznur GÖYCE

Dr Öznur Göyce
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.