“NEDEN” DEĞİL, “NASIL”

“NEDEN” DEĞİL, “NASIL”

Her ne kadar farklı hayatlara sahip olsak da ortak bir noktada buluşuyoruz aslında. Hepimiz farklı nedenlerden dolayı birçok zor anla karşı karşıya kalıyoruz. Maddi yetersizlikler, yaşadığımız kayıplar, ilişkilerde yaşadığımız sorunlar, hastalıklar, kaygılarımız, işten çıkarılma, gibi sebepler bu zor anlardan yalnızca birkaçı. Herhangi zor bir durum karşısında o kadar çok kaygılanabiliyoruz ki bu depresyona yol açabiliyor ve ilk başta karşımıza çıkan bu durum daha karmaşık bir hal alabiliyor. Bunun karşısında çaresizlik, umutsuzluk, kararsızlık, reddetme ya da kabullenememe gibi duygularımız ön plana çıkıyor.

Asıl sorun bu anlarla karşılaştığımızda nasıl bir tutum sergilediğimiz. Kimileri ‘nasıl’ diye sorarken kendine, kimileri ise ‘neden’ diye sorgular. Bize acı verecek bir durum karşısında ‘neden böyle oldu’ demek yerine, ‘bu durumla nasıl baş edebilirim’ diye sorduğumuz zaman bu bize belli bir kontrol gücü sağlar. Evet bize acı verecek durumları tamamen yok edemeyiz, bunun doğanın bir kanunu olarak görebilmeli ve kabullenmeliyiz. Acı çekme konusunda kimse ayrıcalıklı değildir fakat bazılarımız bu zorluklar karşısında daha az hasar görürler. Bunun nedeni ise, öncelikle karşılaşılan zorluğun bir gerçek olduğunun farkına varıp kabul etmektir. Kendimize kurmamız gereken bir takım cümleler olmalı böyle zamanlarda; ‘böyle bir durum yaşıyorum ve bunu yaşanmamış sayamam, bu durumu kabul etmeliyim, bu durumla en kolay ve en kısa zamanda nasıl baş edebilirim’ gibi cümleler kısa vadede hayat kurtarır diyebiliriz. Kısacası sorun üzerine düşünmektense, çözüme odaklanmak gücümüzün fazlasını elimizde tutmamıza yardımcı olacaktır.

Unutmayalım ki, hepimiz aynı dünya üzerinde, aynı veya farklı yollardan geçerken defalarca zorlukla karşılaştık ve karşılaşmaya da devam edeceğiz. Öncelikle kabul edelim ve her zaman hatırlamamız gereken şey ise, ‘bir problemle karşı karşıyaysak, çözümü çok da uzakta olmamalı.’ Hayat mutluluklardan ibaret değildir fakat her zor anımızı kolaylaştırdığımızda acısıyla tatlısıyla seveceğimiz bir dünya bizi daha güçlü kılacak. Bir yazarımızın da dediği gibi: “Zor zamanlar güçlü insanları; güçlü insanlar iyi zamanları; iyi zamanlar zayıf insanları; zayıf insanlarda zor zamanları yaratır !”

Güçlü birer birey olarak, iyi zamanlar yaratmak dileğiyle.

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir