Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 17 °C
Sisli

Koronavirüs Hangi Hastalıkları Ortaya Çıkardı?

28.08.2020
A+
A-
Koronavirüs Hangi Hastalıkları Ortaya Çıkardı?

Koronavirüs Hastalığı, yüksek ateş, kuru öksürük, vücut ağrıları, halsizlik, kırgınlık, balgam, nefes darlığı, boğaz ağrısı, koku almada bozukluk, ağızda tat bozukluğu, ishal, bulantı ve kusma gibi değişik belirtileri olan bir hastalıktır. En sık görülen belirtileri ise; yüksek ateş, öksürük, nefes darlığı ve yorgunluktur. Hastalığın birçok belirtisi olması, kolayca yayılması ve ölümcül olabilmesi kişileri, sağlık çevrelerini ve yöneticileri bazı yaptırım ile birlikte kısıtlamaların yapılmasına yönlendirmiştir. Bunların en önemlileri arasında bazı günler “sokağa çıkma kısıtlaması“  adı altında tam izolasyon koşullarının yerine getirildiği günler gelmektedir. Ayrıca bu kısıtlamaların kalkmasından sonra yine hastalıktan korunma amacı ile gerekli sağlık otoritelerinin ve yöneticilerin bazı tavsiye, önlem ve yaptırım gerektiren bazı önlemleri almaları da yine istenmeyen bazı sağlık sorunlarına yol açmıştır.

Bu yaptırımlar ve uygulamalar sağlık açısından gayet olumlu ve gereklidir. 65 yaş üzeri ve çocuk yaş grubu bireylerin ise çok uzun süredir evlerinden çıkamamaları, daha sonraki dönemde ise yasal kısıtlama olmamasına rağmen hastalıktan korunma amaçlı olarak önceki sosyal yaşantıları düzeyinde toplumda yer almamaları bu grup bireylerde istenmeyen durum, davranış ve bazı hastalık belirtilerinin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Ancak her önlemin avantajı olduğu gibi bazı dezavantajları da ortaya çıkabilmektedir. Yazımızda Koronavirüs Hastalığı nedeni ile eve tıkanıp kaldığımız günlerde ve hastalık kapma korkusu ile sosyal hayattan bir bakıma uzaklaştığımız eskisi kadar aktif olmadığımız yaşantımızda bu izolasyonun sağlıklı ve bazı kronik hastalığı olan kişilerde yaptığı etkilerini inceleyeceğiz.

Aşırı Hijyen ve Sorunlar

En başta Koronavirüs’ten korunalım diye Hijyen kurallarına yerli yersiz aşırı sarıldık. Artık evlerimiz aşırı miktarda Parfüm, Çamaşır suyu ve Kolonya kokmaktadır. Ancak parfüm, deterjan, kokulu ürünlerin astımı olanlarda astım atağı, KOAH’ı olanlarda ise KOAH atağı yapması, allerjisi olanlarda ise kronik öksürük yapması çok görülmektedir.

Koronavirüs Hastalığı ve Alerji

Bahar mevsiminin gelmesiyle birlikte, özellikle polenlere karşı alerjik nezle ve göz alerjisi olanların Koronavirüs enfeksiyonuna daha kolay yakalanma olasılığı vardır. Bunun nedeni ise; polen alerjisi olanlarda özellikle polenlerin ortaya çıktığı bu günlerde, sık sık elini burun ve gözüne götürmesi ve hapşırmasıdır. Polen demek; alerjik nezleli kişilerde burun tıkanması, hapşırma, geniz akıntısı, öksürük, astım atakları ve burun tıkanıklığına bağlı olarak gelişen bazen de ateş ile seyreden üst solunum yolları enfeksiyonları demektir. Alerjik nezlede de Koronavirüs’de gördüğümüz öksürük ve bazen ateş görülebilmektedir. Bu nedenle bazı alerji hastalarımız  “Ben alerjik nezle miyim, yoksa Koronavirüs Hastası mıyım?” diye doktora müracat etmektedirler. Alerji hastaları alerji ilaçlarını düzenli kullanarak ve allerjenden korunma yöntemlerine ise elden geldiğince uyarak alerjik belirtilerin ortaya çıkmasını engelleyebilirler. Bu hastaların belli aralıklarla Alerji uzmanı veya KBB Uzmanına muayene olmaları önerilir.

Koronavirüs Hastalığı ve Astım

Koronavirüs’ün astım yakınmalarını arttırdığı yönde bulgular çok olmamakla birlikte virüslerin astım hastalığını tetiklediği bir gerçektir. Özellikle ağır astımlı hastaların Koronavirüs ile karşılaşma  sonrası Zatürre’ye (Pnömoni) yakalanması ve daha ağır bir hastalık geçirebileceklerini düşündürmektedir. Kısıtlamalar nedeni ile evden çıkamayan astım hastalarından ev tozu akarı alerjisi olanlarda astım yakınmaları biraz daha artmış durumdadır. Maalesef ev tozu akarı en çok ev içinde ve depo gibi ortamlarda bulunmaktadır. Sürekli evde bulunan kişilerde ise akar teması öncesine göre oldukça fazla artarak alerjik astım yakınmaları kolayca tetiklenebilmektedir.

Alerjik astım hastaları alerji ilaçlarını düzenli kullanmaları ve allerjenden korunma önlemlerine ise elden geldiğince uymaları durumunda büyük olasılıkla bu sorunlar ya olmayacak ya da hafif gerçekleşecektir. Bu hastaların Alerji uzmanı veya Göğüs Hastalıları Uzmanı muayenesi ile takipleri önemlidir.

Koronavirüs Hastalığı ve KOAH

KOAH hastalığında sigara kokusu, deterjanlar, temizlik malzemelerinin kokuları, kirli hava ile tozlu ve havasız ortamlarda uzun süreli bulunma önemli risk faktörüdür. KOAH hastaları evlerinden temiz havaya çıkmadıkları sürece yeterli havalanmayan ev içi ortam havası, az temizlenen yaşam yerleri, hastalık korkusu ile aşırı yapılan temizlikler ve antiseptik solüsyonların kokuları KOAH hastalığını daha da kötüleştirmektedir. Bu nedenle özellikle evlerinde KOAH hastası bulunan bireyler temizlik ve hijyen adına aşırı miktardaki kimyasallardan uzak kalarak KOAH hastalarını korumaları ve onların KOAH ilaçlarını kolayca kullanmalarını sağlayarak hastalanmalarına engel olabilirler.

Koronavirüs Hastalığı ve Ev İçi Alerjenler

Ev içi ortamlarda Ev tozu akarı, Hamam böceği, Mantar sporu ve Ev hayvanı döküntüleri (hayvansal yünlüler) bolca bulunmaktadır. Kısıtlamalar nedeni ile sürekli evde bulunan alerjik veya duyarlı kişilerde alerjik nezle ve alerjik astımın yanı sıra kronik öksürük yakınmaları da artmış durumdadır. Özellikle ev içi allerjenlere duyarlılığı olan kişilerin yaşam yerleri günlük temizlenmeli ve temizlik yapılırken bu bireyler temizlik yapılan odada bulundurulmamalı ve temizlik sonrası odalar havalandırılarak allerjenden uzak tutulmalıdır.

Koronavirüs Hastalığı ve Cildimiz

Coronavirüs ile mücadele ederken ellerin şekli değişmeye başladı. Bir kısmımızda «Allerjik Kontakt Dermatit», bir kısmımızda «İrritan Kontakt Dermatit» başladı. Halk diliyle kısaca «Egzama» oldu. Antiseptikler ve temizlik ürünleri cildimizi, özellikle ellerimizi kurutmakta, derilerini soymakta ve kızarıklıkların oluşmasına neden olmaktadır. Yapılması gereken markalı antiseptiklerin yeterince aşırıya kaçmadan kullanılmasıdır.  Ayrıca nemlendirici kremlerin kullanılması ve uygun bir antiallerjik kremin kullanılarak ellerin en kısa sürede normale dönmesi kolayca sağlanabilir.

Koronavirüs Hastalığı ve Kas Eklem Ağrıları

Sürekli oturmaktan, bilgisayar başında saatler beklemekten dolayı omuz, sırt ve bel ağrıları artmaya başladı. Ayrıca uyumasak bile televizyon karşısında veya alışkanlık gereği uzanarak zaman geçirenlerde sırt ağrıları meydana geldi. Özellikle uzun süreli yatan kişilerde sırt ve omuz ağrıları da başladı. Bu ağrılar kişileri akciğer hastalığı yönünden kuşkulandırmakta ve muayene olmaya yönlendirmektedir. Bu ağrıların oluşmaması için ev içinde sık sık pozisyon değiştirilmeli, uyunmayacaksa yatarak durulmamalı ve sırtımızı saatlerce bir yere dayayarak oturulmamalıdır.

Koronavirüs Hastalığı ve Kilo Sorunu

Evden dışarı çıkmayarak, uzaktan çalışma programı ile evden çalışarak hareket kabiliyetimiz kısıtlandı. Aldığımız kalorileri harcayamaz hale geldik. Bir kısmımız aşırı kilo almaya başladı, bir kısmımız ise aşırı yemekten Gastrit, Reflü hastası oldu. Aşırı kilo alımı Hipertansiyon ve Kalp hastalıklarını tetikleyebilmekte, Gastrit ve Reflü ise Astım, KOAH gibi solunum sistemi belirtilerin tetikleyerek Astım hastalığı ile karışabilmektedir.

Koronavirüs Hastalığı ve Temizlik Malzemeleri Hastalıkları

Koronavirüs Hastalığı korkusu nedeni ile birçok kişi aşırı Hijyen ve temizliğe yöneldi. Temizlik yapıyoruz derken acaba zehir mi soluyoruz?  Her temizlik ürününün değişik yan etkileri veya zararları vardır. Bunlar arasında: Gözlerde yaşarma, yanma, boğazda yanma, hapşırık, burun akıntısı gibi belirti yapan Çamaşır suyu, Amonyak içerenler (cam temizleyici spreyler), Toz deterjanlar, Oda parfümleri yer almakta veya öksürük, nefes darlığı, göğüste yanma, hırıltılı solunum şikayetlerine neden olan Çamaşır suyu, Tuz ruhu, Kostikler (Kir ve yağ çözücüler, Fırın temizleyiciler, Tuvalet ve Lavobo açıcılar), Sıvı deterjan, Dezenfektanlar gelmektedir.

Hijyen ve temizlik adına kullandığımız ürünlerin içeriklerinin bilinmesi ve zararlı olanlar konusunda bilinçlenme ve bunlardan kaçınma önemlidir. Aman Ha! Karışımlardan olabildiğince kaçınılmalıdır. Çamaşır suyu ve Tuz ruhu, Kireç sökücüler, Lavabo açıcılar, Sirke gibi maddeler kesinlikle karıştırılmamalıdır. Karıştırılarak kullanılması durumunda hayatı tehdit edici sonuçlar doğurabilir.  Sprey şeklindeki temizlik malzemeleri ve yüksek uçuculuğu olanlar solunum şikayetlerine daha çok yol açarlar. Beze dökülüp ovma şeklinde yapılan yüzey temizliği, spreylere tercih edilmelidir. Ayrıca kapalı ortamlarda temizlik yapmayınız! Özellikle banyo, tuvalet gibi dar alanlarda mutlaka kapı açık tutulmalı, varsa pencere veya havalandırma açılmalıdır. Temizlik yaparken koruyucu maskeler kullanılabilir veya havalandırma ile sorun giderilebilir.

Koronavirüs Hastalığı ve Psikolojimiz

Bir de Koronavirüs korkusu ile normal grip olanlarda bile panik başladı. En ufak bir hastalık belirtisinde kişiler panik halinde doktor doktor dolaşmaktadır.  Hatta hastalık korkusu ile  ağlayan kişilerde sıkça gözlenmektedir. Öncelikle psikolojimiz sağlam olmalı. Ruhsal sıkıntılar bağışıklık sistemimizi çökertip kolayca hastalanmamıza neden olabilir. Bunun içinde sosyal mesafe kurallarına dikkat edilmeli, Hijyen kurallarına uyulmalı ki hastalık ya hiç olmasın ya da hafifçe atlatılabilsin.

Sonuç olarak, Koronavirüs Hastalığı ve diğer bulaşıcı hastalıklardan korunma ve yakalanmama konusunda yapılması gereken; Hijyen ve korunma önlemleri mutlaka alınmalı, hasta bireylerden uzak kalınmalı, düzenli beslenme ve kalabalık yerlerden uzak durulmalıdır. Tokalaşmayınız, yanak yanağa öpüşmeyiniz, birbirinize sarılmayınız. İmkan varsa karşınızdakine 1-2 metreden daha yakın durmayınız. Gerektiğinde maske takılmalı, eller sık sık yıkanmalı, öksürük ve hapşırık durumunda mendil kullanılmalı, yabancı yüzeylerle temas sonrası eller hiçbir şekilde yüze, buruna, ağza ve gözlere temas ettirilmemelidir. Alınacak önlemler hem bu virüsün hem de diğer solunum yolu virüslerinin bulaşmaması için etkili bir yöntemdir. Böylece sağlıklı kalıp ya hastalığa hiç yakalanmayız veya hafifçe atlatırız.

Prof. Dr. Sami Öztürk

Allerji ve İmmünoloji Uzmanı

Göğüs Hastalıkları Uzmanı

Prof.Dr.Sami Öztürk
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.