Yüreğine Batmış Görünmez Bir Diken Gibi Lanettir Alışmak!

Yüreğine batmış görünmez bir diken gibi lanettir alışmak!

Alıştığın, sevdiğin şeyi bırakmak

Tanımlamaya çalışacağım.

Çok fazla başarı beklentim yok bu işten.

Bırakamamak en çok.

İçindeki sessiz çığlığı gerisin geriye yutmak her geldiğinde…

Senden giden her adımında

Etinin tırnağından, etinin kemiğinden, etinin derinden yavaş yavaş ayrılması kadar acı verici…

Yüreğine batmış görünmez bir diken gibi lanet!

Acıyan yerim şurası diyemiyorsun işte. Bulup çıkartamıyorsun. Her saniye tekrar yanıyor canın.

Uyuyamayıp alkole sarıyorsun. Sarhoş olup sızmak, bir şekilde beyninin düşüncelerinden kurtulmak istiyorsun. Olmuyor… Hissediyorsun! Hissediyorsun! Hissediyorsun!

Ölüme yalvarıyorsun. Gelme desen gelir alır seni. Ama gelmiyor iste. Seni her gün bu acıyla yaşamaya, yokluklara alıştırmaya mahkûm ediyor.

Tiryakisi olduğun bir şey gibi nefsini dürtüp duruyor yokluk. Hırçınlaşıyorsun.

Yanındayken sen kadar olan adam, yokluğunda dünya oluyor. Nereye baksan onu görüyorsun. Kendi içinde öyle zıt ki bu dünya, dokunamıyorsun…

Düşünmemek için aklını kaybetmeye razısın belki ama düşüncelerin 24 saat durmadan sana işkence ediyor… Öyle bir gün falan değil… Çok fazla gün…

Ziyanın ziyan! Hem de en büyüğünden.

Kendini kaybediyorsun.

Huzurunu.

Uykunu.

En sonunda alışıyor insan… Her şeye alıştığı gibi… Ama ne zor alışmak, ne uzun…

Saniyelerin arasına yıl sıkıştırıp daraltıyor kalbini… Uzatıyor geceleri… Tüm sesleri gürültüye çeviriyor…

Sahip olduğun her şeyin nankörü oluyorsun o olmayınca,

Ne eziyetli şey sevmek,

Alışmak

Ve sonunda kaybetmek…

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir