BEL AĞRILARI TANI VE TEDAVİSİ

Bel Ağrıları

Bel ağrısı, sık karşılaşılan medikal yakınmalardan birisidir.Nüfusun yaklaşık 3/4’ünün yaşamlarının bir döneminde bel ağrısı yaşadığı bilinmektedir. Bel ağrısı akut  epizodları sıklıkla 4-6 hafta sürer.

Bir çok uzmanlık dalını ilgilendiren bel ağrılarının tanı ve tedavisinde multidispliner bir yaklaşım esastır.

Bel ve  kalça bölgelerindeki yoğun kas yapısı hastanın inspeksiyon ve palpasyonla muayenesini kısıtlar.Bu bölge ağrılarında bazı fizik muayene bulguları ve radyolojik değerlendirme yardımcı olsa da,tanı büyük oranda hastanın ağrıyı tanımlamasına ve bazı manevralar sırasında hastanın davranışını değerlendirmeye dayanır.Ağrının lokalizasyonun ve karakterinin belirlenmesi esastır.Bununla birlikte ağrıyı azaltan ve artıran etkenler,dinlenme ve aktivite ile ilişkisi,postür,beden hareketleri,öksürme ile ilişkisi,kalıcılığı gibi özelliklerin tanımı önemlidir.

Uluslararası Ağrı Araştırmaları Teşkilatının kabul ettiği bir sınıflamada, bel ağrıları:

1)Kas-iskelet sistemi kökenli ağrılar

2)Primer nörolojik kökenli ağrılar

3)Karın içi patolojilere bağlı yansıyan bel ağrıları ana başlıklarıyla bir sınıflama yapılmıştır.

Ancak önemli sayıda hastada kesin etyoloji belirlenemez ve idiyopatik bel ağrılarını oluştururlar.

Bu bölümde primer nörolojik kökenli ağrılar  alt başlığında incelenen fıtıklaşmış intervertebral disk tablosunu anlatacağım.

Fıtıklaşmış İntervertebral disk hastalığı

Lomber disk hernisi, bel ve bacağın şiddetli kronik veya tekrarlayıcı ağrısına neden olan sebeplerden birisidir. Anulus fibrozisin liflerinden nükleus  pulpozusun fıtıklaşmış olmasıdır.Genellikle fıtıklaşma derecesi ile klinik tablonun özellikle ağrının şiddeti arasında çoğunlukla bir korelasyon olsa da ,her zaman geçerli değildir.

Lomber disk herniasyonu, her yaşta görülebilse de sıklıkla nükleus pulpozusun ve anulus fibrozisin jelatinoz yapısının bozulmadığı genç yaşın hastalığıdır.

Vakaların %75-80’inde L4-L5 ve L5-S1 vertebraların araları, buna bağlı olarak L5 ve S1 kökleri etkilenir.

Klinik bulgular:

Ağrı,klinik tablonun en belirleyici semptomudur.Ağrı hafif,huzursuzluk veren bir ağrı özelliği gösterebildiği gibi genellikle çok şiddetlidir.

Hastanın postürü,klinik tablonun diğer önemli özelliğidir. Hafif öne eğilmiş,kalça ve diz fleksiyonda,tutulan kökün lokalizasyonuna göre sağ veya sola eğilimli şekilde yürürler.

Çoğu lomber disk hernisinin kliniği radiküler ağrı ve postür özelliklerini içerir.Yaklaşık 1/3’ünde bacağa yayılan parestezi yakınmaları vardır.

Yapılan nörolojik muayenede özellik saptanırsa, bu bulgular tutulan köklerle ilişkilidir.L5 kökünün tutulmasında ağrı,ayak başparmağına yayılır,patella refleksi azalmıştır veya alınmaz.S1 kök tutulumunda ağrı ayağın son iki parmağın yayılır,Achille refleksi zayıf alınır veya alınmaz.

Tanı

Çoğu lomber disk hernisinde hikaye ve fizik muayene tanıda yeterlidir.EMG,kök tutulumu bulguları verir.Lomber MR,tanının doğrulanması,olası birden çok kök tutulumunun belirlenmesi ve ayırıcı tanı içi yapılması gereken inceleme yöntemidir.MR bulguları,klinik bulguların ışığında yorumlanmalıdır.

Tedavi

Lomber disk hernilerinde %80-85 oranında akut ağrılı dönemin ilaç tedavis ve yatak istirahatiyle geçtiği bilinmektedir.İlaç tedavisinde öncelikle analjezik ve non-steroid antienflamatuar ilaçlar kullanılmalıdır.

Bunlardan başka ağrı kontrolünde iki grup ilaç önemlidir:

  1. yüksek doz kullanıldığında benzodiazepinler kas gevşetici etki ile ağrıyı azaltırlar.
  2. trisiklik antidepresanlar merkezi etki ile ağrı kontrolü sağlarlar.

İlaç tedavisi dışında akut ağrılı dönemde ağrıyı azaltan postürde yatak istirahati önemlidir.

Uygun sürede medikal tedaviye yanıt alınamayan hastalarda ve cauda equina sendromu gibi durumlarda ve akut yerleşen ağır veya ilerleyici nörolojik defisit varlığında cerrahi tedavi endikedir.

Dr.Aysel Nasibli

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir