Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 32°C
Parçalı Bulutlu

HAYATIMIZIN BİR PARÇASI: STRES

HAYATIMIZIN BİR PARÇASI: STRES

HAYATIMIZIN BİR PARÇASI: STRES

Stres yaşamımızın bir parçasıdır. Herkesin hayatı boyunca çok sık yaşadığı bir durumdur. Stresin algılanan talep ve tehlikelere karşı zihinsel, duygusal, davranışsal ve fiziksel tepkilerimiz olduğuna inanılmaktadır. İnsanları öfkeli, endişeli veya sinirli hissettiren herhangi bir durumdan veya düşünceden oluşabilir. Her birey durumları veya olayları farklı olarak görür ve her birinin farklı baş etme becerileri vardır. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre stres, özellikle iş ile ilgili olarak, Avrupa Birliği’nde istihdam edilenlerin üçte birini etkileyen ikinci en sık görülen sağlık sorunudur.

Stres

Yıllar önce, Selye (1956), zararlı stresörler ve laboratuar hayvanlarının bu stresörlere tepki olarak düzenlenmiş fizyolojik değişiklikleri konusunda araştırmalara odaklanmıştır. Büyük yaşam olaylarının olumsuz fiziksel ve zihinsel sağlık sonuçları hakkında binlerce makale daha sonra yayınlanmıştır. 1970’lerin sonlarından beri, çeşitli yeni stres ölçüm yöntemleri geliştirilmiş ve stres teorisi, stresin fiziksel ve zihinsel sağlık üzerindeki etkilerini hafifleten veya tamponlayan faktörleri içerecek şekilde hazırlanmıştır. 1985’ten beri, “stres ve sağlık” üzerine 3,000’den fazla makale dergilerde yayınlanmıştır. Holmes’a göre “Stres” veya “stresör“, bireyin her zamanki davranış modelini yeniden düzenlemesini gerektiren çevresel, sosyal veya içsel talebi ifade eder.  Literatürde üç ana stres tipi araştırılmıştır: yaşam olayları, kronik zorlanmalar ve günlük zorluklar.

Yaşam olayları, nispeten kısa bir sürede büyük davranışsal yeniden düzenlemeler gerektiren akut değişimlerdir (örneğin ilk çocuğun doğumu, boşanma gibi). Kronik zorlanmalara baktığımız zaman bu zorlanmalar uzun süreler boyunca yeniden ayarlamalar gerektiren kalıcı veya tekrarlayıcı isteklerdir (örneğin, yoksulluk, evlilik sorunları gibi). Günlük zorluklar ise bir gün boyunca küçük davranışsal yeniden düzenlemeler gerektiren mini olaylardır (örneğin, trafik sıkışıklıkları, beklenmedik ziyaretçiler gibi).

Çoğu insan için stres günlük hayatın bir parçası haline gelmiş olsa bile her zaman kötü algılanmamalıdır.  Bu bağlamda stres olumlu ve olumsuz stres olmak üzere iki şekilde incelenmiştir. Az miktarda oluşan stres yararlı olabilir, insanları motive edebilir ve daha üretken olmalarına yardımcı olabilir (örneğin evlilik, iş hayatında terfi etmek gibi). Tabi ki çok miktar da oluşan stres kişileri negatif yönde etkileyip, bir takım sağlık sorunlarına yol açabilir. Bunlar ise olumsuz streslerdir (örneğin ölüm, işsizlik gibi).

stres

Olumlu Stres:

*Kısa sürelidir,

*Motive edicidir,

*Hedefe odaklar,

*Performansı arttırır,

Olumsuz Stres:

*Umutsuzluk, çaresizlik hissine yol açar,

*Performansı düşürür,

*Dikkat ve algı düzeyini bozar,

 

Peki stresle nasıl başa çıkabiliriz?

Strese neden olan etkenlerin herkes için aynı olduğunu düşünmek çok doğru değildir çünkü bir kimse için oldukça stresli olan bir durum bir başkası için stres oluşturmayabilir. Bu nokta da kişilerin yaşadığı koşullar, algıları, kişilik yapılarının farklı olması gibi faktörler stresten etkilenme düzeylerini doğrudan etkiler. O halde ilk olarak stresle başa çıkmada en önemli etken stresin kaynağını bulmak olmalıdır. Stresle başa çıkabilmek için strese neden olan temel etkenlerin belirlenmesi alınacak önlemlere de yardımcı olacaktır. Bu konuyla ilgili çok sayıda araştırmalar yapılmış ve bir takım yöntemler geliştirilmiştir.

Çeşitli baş etme yöntemleri şöyle sıralanabilir:

*Kas gevşetme egzersizleri ve nefes egzersizleri ile vücudun strese karşı verdiği tepki ortadan kaldırılabilir ve rahatlama durumu sağlanabilir.

*Her saat başı verilebilecek beş dakikalık bir mola, kişiye sonraki bir saat için ihtiyacı olan baş etme enerjisini verebilir. Yoğun stres yaşayan kişiler her gün kendilerine 15 dakikalık mola vererek, yapmaktan keyif aldıkları etkinliklere vakit ayırabilir ve böylece o günün stresini bir tık azaltabilirler.

  • Spor yapmak kişinin enerji seviyesini arttırabilir ve motivasyonunu güçlendirebilir.
  • Uyku ihtiyacı karşılandığında, düzenli ve dengeli bir beslenme rutini oluşturulduğunda, kişide oluşan stres seviyesi düşmekte ve stresle baş edebilme kapasitesi artmaktadır.
  •  Zamanı etkin bir biçimde kullanabilmek stresle baş etmede yardımcı olabilir.
  • Kişilerin sevdikleriyle vakit geçirmeleri, sıkıntılarını paylaşmaları yine stresle başa çıkmada etkili olabilir.
  • Meditasyon yine stresle başa çıkmada etkili yöntemlerdendir. Meditasyon ile huzur, sükunet, barış ve sakinlik gibi hisler ortaya çıkar ve kişide rahatlama durumu meydana gelir.

 

Klinik Psikolog Tuğçe Yılmaz – Ney Psikoloji Merkezi

 

Psikolog Tuğçe Yılmaz
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Avatar Hakan Melek Turca dedi ki:

    Çok faydalı bir makale oldu. Tamda istediğim gibi. Teşekkür ederim hocam.